Aleviler: Sessizliğimiz ölüm olarak bize geri dönüyor

Aleviler: Sessizliğimiz ölüm olarak bize geri dönüyor

Kürdistan'da süren katliamlara dikkat çekmek ve özyönetim taleplerine destek vermek amacıyla Adana ve Mersin'de açlık grevine giren Aleviler, cenazelerin sokaklarda ve buzdolaplarında saklandığı 21. yüzyılda yaşananları insanlık ayıbı olarak nitelendirerek, "Ülkenin içerisine sürüklendiği bu karanlık bir mum ışığı ile parçalanabilinir. Bu canavarı biz yarattık ve onu gönderecek olanda bizleriz. Biz bu duruma kayıtsız ve sessiz kalamayız. Ne zaman sessiz kalsak, ölüm olarak bize geri dönüyor" sözleriyle değerlendirdi.

Kürdistan'da süren katliamlara dikkat çekmek ve özyönetim taleplerine destek vermek amacıyla Adana ve Mersin'de açlık grevine giren Aleviler, cenazelerin sokaklarda ve buzdolaplarında saklandığı 21. yüzyılda yaşananları insanlık ayıbı olarak nitelendirerek, "Ülkenin içerisine sürüklendiği bu karanlık bir mum ışığı ile parçalanabilinir. Bu canavarı biz yarattık ve onu gönderecek olanda bizleriz. Biz bu duruma kayıtsız ve sessiz kalamayız. Ne zaman sessiz kalsak, ölüm olarak bize geri dönüyor" sözleriyle değerlendirdi.

Alevi Kurumlarının Kürdistan'da yaşanan katliamlara dikkat çekmek için "Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın" şiarıyla başlattığı açlık grevleri tüm Türkiye kentlerinde yayılırken, Mersin'de de açlık grevine giren Yüksel Klavuz, orada yaşananların insanlık ayıbı olduğunu ve en çok anneler olarak kadınların ses çıkarmaları gerektiğini vurguladı. Bölgede çocuklarımız katledilirken, bu ülkenin büyük bir kesiminin sessiz ve lal olduğunu görmenin sözün bittiği yer olduğudur diyen Hasan Yurtsever, "Bunun için sesimizi yükseltmeli, gerçekten bizler daha fazla birlik olarak hiçbir canın zarar görmediği ortamları yaratmamız gerekiyor" dedi. Yurtsever bölgede yaşananları, "Dostlar orada günahsız. Adı konmamış bebekler katlediliyor" sözleriyle değerlendirdi.

'Savaşta anne, babalar çocuklarını barışta ise çocuklar anne ve babalarını defneder'

"Rahmetli nenem dua ederken 'Ya Rabbi Ya Nuri Muhammed hürmet bizi masumi pakların yüzü, suyu hürmetine bağışla' derdi" diyen Yurtsever, "Burada geçen masumi paklar çocuklarımızdır. Şimdi ise bu masumi paklar katlediliyor" şeklinde konuştu. Kürdistan'da çocuklar katledilirken ülkenin büyük kesiminin sessizliğe gömürülerek "Lal" olmasının sözün bittiği anlamına geldiğini kaydeden Yurtsever, "Bunun için sesimizi yükseltmeli, gerçekten bizler daha fazla birlik olarak hiçbir canın zarar görmediği ortamları yaratmamız gerekiyor" diye belirtti.

'Hendekler olmadan da çocuklar ölüyordu'

Kürdistan'da yaşananları "İnsanlık ayıbı" olarak değerlendiren Aysel Klavuz da, en çok anneler olarak ses çıkarmaları gerektiğinin altını çizdi. "Bu canavarı biz yarattık ve onu gönderecek olanda bizleriz" diyen Klavuz, "Orada hendekler kazıldı ama halk kendini korumak için o hendekleri kazdı. Orada hendekler kazılmadan da çocuklar ölüyordu. Hendekler bahaneydi" hatırlatmasında bulundu. Klavuz, şunları aktardı:
"Cenazelerin sokaklarda, buzdolaplarında saklandığı bu 21. yüzyılda insanlık ayıbı yaşanıyor. Bunlar başka bir ülkede olsa tüm dünya ayağa kalkar. Başbakan ve Cumhurbaşkanı istifa ederdi."

Ülkenin içerisine sürüklendiği karanlığın bir mum ışığı ile parçalanabileceğini ifade eden Klavuz, "Biz anneler çocuğumuzu büyütmek için nasıl beşik sallıyorsak, çocuklarımızın ölümlerini durdurmak için dünyayı da sallayabiliriz" dedi.

'AKP politikalarıyla insanlığımızı öldürüyor'

Gezi direnişi ile birlikte ülkeyi yönetemez hale gelen AKP faşizminin iktidarını kalıcılaştırmak için her türlü şiddete başvurduğunu söyleyen Oktay Canpolat ise, "Orada insanlık ölüyor farkında değiliz. AKP iktidarı politikalarıyla bizim insanlığımızı öldürüyor, geleceğimizi karartıyor" diye konuştu.

'Sözün tükendiği bir noktadayız'

Dilan Özer, Aleviler olarak yaşananlara sessiz kalmalarının mümkün olmadığını kaydederek, "Mutlaka barışın hakim olduğu günleri hep birlikte getireceğiz" dedi. Mersin Cemevi İnanç Kurulu üyesi ve Alevi Dedesi İbrahim Çoşkun da, yaşananlara hep birlikte dur demenin zamanı olduğunu söyledi. Mersin Cemevi Yönetim Kurulu ve İnanç Kurulu üyesi Alevi dedesi Baki Erdoğan, artık sözün tükendiği bir noktaya vardıklarını dile getirerek, "Toplu infazlar, katliamlarla Kürdistan coğrafyası darmadağın edilmiş durumda. Sesimizi duyun bu katliam ve infazlara son verin" çağrısında bulundu.

'Kürdistan'da yaşananlar savaş değil bir katliamdır'

Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Adana Şubesi Üyesi Leyla Gür, Kürdistan'da yaşanan katliamlara karşı bir ses olabilmek için açlık grevine girdiklerini ifade etti. AKD Adana Şubesi Üyesi Müslüm Deniz de, tüm halkların barış için bir araya gelip, ses çıkarması gerektiğine değindi.

Kürdistan'da yaşanan savaşın tüm kesimleri etkilediğini ifade eden Adana Vartolular Dernek Başkanı İlyas Turan, Kürdistan'da yaşananların savaş değil bir katliam olduğunu belirterek, yapılan açlık grevi eyleminin ses çıkarma adına önemli bir mesaj ve eylem olduğunu dile getirdi. Turan, "Bu savaşın ve katliamın durdurulmasına ilişkin her kesimin üzerine düşeni yapacağına inanıyoruz. Herkesim üzerine düşeni yapmalı. Savaşın ve katliamların son bulması ve kardeşliğin devam etmesi için elimizden geleni yapacağız" şeklinde konuştu.

'Sessizliğimiz ölüm olarak bize geri dönüyor'

Adana Dersimliler Derneği Üyesi Metin Çelik, Alevilerin Kürdistan'da yaşanan katliamlara karşı daha güçlü bir mücadele yürüteceğine inandığını kaydetti. Kürdistan'da yapılanların Kürt halkını teslim alma operasyonları olduğunu söyleyen Çelik, Kürt halkının tüm katliamlara rağmen mücadele ettiğini dile getirdi. Türkiye'deki demokratik güçlerin oluşturacağı ortak hatla Kürdistan'daki katliamların durdurulabileceğini kaydeden Çelik, "Biz bu duruma kayıtsız ve sessiz kalamayız. Ne zaman sessiz kalsak, ölüm olarak bize geri dönüyor. Diliyorum Türkiye'deki demokratik güçler yan yana gelerek, ortak mücadele hattı içinde mücadelesini yükseltir. Devletin bu zorbalığına karşı saflarımızı belirliyoruz. Bu savaşın bir an önce son bulmasını istiyoruz" dedi.

Son Güncelleme: 12 Ocak 2016 15:56

Facebook ile Yorum Yap

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Köşe Yazıları

Arşivde Ara